sancı,
midemin üstünden geçip
bir tur attıktan sonra içimde
gözlerimden yaşlar halinde düşüyor.
anlatması bu kadar kolayken
yaşaması neden bu kadar zor...?
bir bilsem
Dokunma alanından çıkmışım güneşin
Erişemiyor bana
Bir değse ışığı,
Yanacağız bütün dertlerimle
Ve kurtulacağız.
Erişemiyor bana
Bir değse ışığı,
Yanacağız bütün dertlerimle
Ve kurtulacağız.
Fotoğraf Makinesi
Bide bize “atılın ileri” dedilerdi
Nerden bilebilirdik ki
İleride kar kış hem de acımasız
Hepi topu iki buçuk aylıktı gözlerimiz
Gözlerimiz ve biz, bizdik, bizimdik.
Kim nerdeymiş o vakit bilemedik,
Meğer aramıza girmiş bir iki cüce,
En haininden bir iki elf
Aldırmasak bile sözcüklerde
İçerilerde bir yerlerde
Küçük küçük oyuklar başlamış
Kendi kendini oymaya.
Dedim ya hainler.
Neyse işte, bize “ileri atılın” dedilerdi
“Eskiden biz yaptık”
Biz o an fark edememiştik, onlar ölülerdi.
Nasıl fark edelim,
Hepi topu iki buçuk aylıktı gözlerimiz.
Ne yaşlıydık ne yaşlılığı göze almıştık.
Olan olmuştu seslerden sağır kalmıştık
En çok sevdiğimiz sesti
Biz birlikte şiir okurduk
Öğle vakitlerinde hem de, yana yana.
Biz birlikte şiir okurduk
Öğle vakitlerinde hem de, yana yana.
Yedi
Bir adam kaç günde değiştirebilir hayatınızı?
Kaç günde tek bir sözünün esiri olabilirsiniz?
Kaç günde söylediği her şey bütün gün içinizde yankılanır?
Kaç günde sabahınızı akşamınızdan ayrılmaz hale getirir?
Kaç günde değiştirirsiniz bütün gelecek planlarınızı?
Kaç günde umutsuzluk taşıyan bütün bakışlarınız ışıl ışıl olur?
Kaç günde her hücrenizde tek bir isim yankılanmaya başlar?
Kaç günde yıllardır aradığınız tanıdık yabancıyı bulduğunuzu hissedersiniz?
Kaç günde ait olmak istersiniz bir ruha, bir çift göze?
Kaç günde?
Dönmüyor Dünya
sıkışan bir kalp
yaralanmış yada
öyle bir rol vermişler ona
acı çeken kadını oynuyor
hiç de duygusuz
bir o kadar ifadesiz
gizli saklı
yastık altlarında
soba borularında
yazmış oraya buraya
sizin için dönsede
benim için
dönmüyor dünya
yaralanmış yada
öyle bir rol vermişler ona
acı çeken kadını oynuyor
hiç de duygusuz
bir o kadar ifadesiz
gizli saklı
yastık altlarında
soba borularında
yazmış oraya buraya
sizin için dönsede
benim için
dönmüyor dünya
Ve Sözcükler Biter
Bir bakışa kurban et beni.
Bir ahla parçala, bir anda yok et beni.
Adı kötü işlere karışmış zamanın,
kim inanır artık, iyi geleceğine?
adi bir kinle kesmiş yolumu, ruhsuz soytarılar,
ince ince ipler, zararsız görünürler,
bir insan sürüsü; yeter peşimi bıraksınlar,
hiç sesim çıkmaz
beni bu dünya yoklamasında artık yok yazsınlar...
Birden...
Birden kapkaranlık olmalı gökyüzü
Yıldızlar bir bir yok olmalı
Güneşe dair her şey silindiğinde akıldan
Işık nedir unutulduğunda dünyamda
Çıkıp gelmelisin öylece
Yeni bir kavram olarak yerleşmelisin
Heyecanlandırmalısın bakışımı
Ürpertmelisin kalbimin çarpışını
…ve en başta olduğu gibi
Birden kapkaranlık olmalı gökyüzü
Geldiğin yerden giderken sen
Yıldızlar bir bir yok olmalı
Güneşe dair her şey silindiğinde akıldan
Işık nedir unutulduğunda dünyamda
Çıkıp gelmelisin öylece
Yeni bir kavram olarak yerleşmelisin
Heyecanlandırmalısın bakışımı
Ürpertmelisin kalbimin çarpışını
…ve en başta olduğu gibi
Birden kapkaranlık olmalı gökyüzü
Geldiğin yerden giderken sen
zamansız
Bırakıp gidemeyeceğim ne var
Arkamı dönemeyeceğim
Dönünce üzüleceğim
Söyle ey sonsuz gökyüzü
Söyle derinler derini deniz
Söyle uçsuz bucaksız karanlık
Ne var beni bağlayan buralara
Neyin kurbanı olmuş bu kimsesiz kalbim
Neye bağlanmış bu kadar hırpalanmış duygularım
Neye inanıp bu denli acı çekmiş ruhum
Hangi kusursuz çembermiş o dışına çıkamadığım
Hangi mükemmel melodi o
Duymazsam çıldıracağım…
Kim öğretmiş bana cevapsız sorular sormayı
Kim varmış ki yanımda
Yalnızlıktan başka bir duyguyu yaşamışım da
Sitem eder olmuşum yalnızlığa
Söver olmuşum…
Söver olmuşum…
Sözlerime aldırmayan
İçinde yok olduğum kudretli evren
Söyle şimdi
Kim saklamış da adımı bir türlü duyamamışım
Kim azat etmiş beni bu tanımadığım âleme
İçinde kaybolduğum bu insan sürüsü
Kim ki hiç birini tanır görünmem
Kim ki bu umutsuzluk içinde beklediğim…
Söyle
Kim bu satırları yazan
Kim?
ızdırap gibisin
Aşk gibi bir şarkısın, duyduğum belli belirsiz.
Özlemle içime çektiğimsin sesini, uzaklardan gelen.
Hem daha net duymak istediğim,
nerden geldiğini merak ettiğim,
hem de hiç kıpırdamadan,
bulmaya çalışmadan dinlediğim.
İlham gibisin, gecenin en renksiz anında aklıma düşen,
kıvrandıran bir hazla,
somut dünyada;
belki bir defter köşesinde,
belki bir kitabın arka sayfasında kendine yer bulan.
Ah,
izdırap gibisin,
ölümü dileten,
varlığında herseyi unutturan,
bir tek kalan
sevgi arsızı gibisin.
Özlemle içime çektiğimsin sesini, uzaklardan gelen.
Hem daha net duymak istediğim,
nerden geldiğini merak ettiğim,
hem de hiç kıpırdamadan,
bulmaya çalışmadan dinlediğim.
İlham gibisin, gecenin en renksiz anında aklıma düşen,
kıvrandıran bir hazla,
somut dünyada;
belki bir defter köşesinde,
belki bir kitabın arka sayfasında kendine yer bulan.
Ah,
izdırap gibisin,
ölümü dileten,
varlığında herseyi unutturan,
bir tek kalan
sevgi arsızı gibisin.
keşke..
yarın karşılaşmayız..
ne ben ona birşey yazarım ne de o bana..
ne zamana kadar böyle devam eder bilemem..
sonrasında ya ben çok özlediğim için ararım
ya da o,
dayanamaz "iyi geceler" der..
hiç biri olmazsa karşılaşırız..
yakın zamanda olursa sinirimiz geçmemiştir,
soğuk soğuk konuşur ayrılırız..
olay soğumuşsa ikimiz de karşılaşmaktan mutluluk duyarız..
o akşam birşeyler yer içeriz..
kapanır mesele her halukarda..
kapanır da mesele,
geçen zaman can yakmasa keşke..
ne ben ona birşey yazarım ne de o bana..
ne zamana kadar böyle devam eder bilemem..
sonrasında ya ben çok özlediğim için ararım
ya da o,
dayanamaz "iyi geceler" der..
hiç biri olmazsa karşılaşırız..
yakın zamanda olursa sinirimiz geçmemiştir,
soğuk soğuk konuşur ayrılırız..
olay soğumuşsa ikimiz de karşılaşmaktan mutluluk duyarız..
o akşam birşeyler yer içeriz..
kapanır mesele her halukarda..
kapanır da mesele,
geçen zaman can yakmasa keşke..
AN..
“an” yazdım. Yaşamak lazımdır dediler, bilmezmişim gibi.
“an” yazdım. Hissetmek gerek dediler, hissimden acı doğmazmış gibi.
“an” yazdım. Sıkıntısı çoktur dediler, sıkıntıma ölüm eş değilmiş gibi.
“an” yazdım. Geri dönüşü yoktur dediler, pişmanlıklarımı çekmezmişim gibi.
“an” yazdım. Yetmez dediler.
“an” yazdım. İki harfi eksik kalmamış gibi.
“an” yazdım. Hissetmek gerek dediler, hissimden acı doğmazmış gibi.
“an” yazdım. Sıkıntısı çoktur dediler, sıkıntıma ölüm eş değilmiş gibi.
“an” yazdım. Geri dönüşü yoktur dediler, pişmanlıklarımı çekmezmişim gibi.
“an” yazdım. Yetmez dediler.
“an” yazdım. İki harfi eksik kalmamış gibi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

