Sadece koklayacaktım
Yeniden başlamak yazılara, ve yineden okumak onları.. Öylesine zor görünürdü eskiden. Umutların tükendiği eskiden. Ama artık birşeyler değişmiş gibi, uzak görünmüyor çareler eskisi gibi. Kaldırıp başımı bakınca gecenin tek ışığı olan aya, ağlamıyor, bazen buruk baksa da arada bir de gülümsüyor. Eskilerden bahsedelim mi biraz, rahatlamaya başlamışken hazır.. 'Bir adam vardı düşümde' diye başlayan bir şarkı mı vardı? Benim de var. Ama on sekiz yıl oldu gerçeklerde görünmedi henüz. Beklerden duyduğum his usanmak değilde, sabırsızlanmak diyelim. Evet sabırsızlanmak diyelim.. Manyakça yani kendimce yaşayabileceğim bir şehir hayal ederdim, o gerçek oldu. Özgürlüğüne hayran olduğum bir şehirdeyim artık.. Sadece sesler var belki, onlar içinde kaybolan insanlar, insanlar içinde kaybolan düşler, düşünceler.. İşte bunları hayal ediyorum.. İşte bunlar düşsel düşünceler...
BULUT DÜNYAM

Sen de gökyüzündeki bulutlara bakıp onlardan türlü türlü şekiller çizip, yeni bir dünya yaratıyor musun? Bunu yaparken aklına özlemini çektiğin şeyler geliyor mu? Bu dünyada sahip olamadıklarını bulutlarla yarattığın dünyada arıyor musun?
Gözlerin doluyor mu bu manzarayı görünce? Bir sıcaklık dökülüyor mu yanaklarına doğru? Başını ellerinin arasına alıp saatlerce ağlamak; hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyor musun? Bir dost elinin gözyaşlarını silmesini, sonradan seni öpmesini, onun sıcaklığının vücudunda hissedilmesini arzuladığın oluyor mu?
Sonra hayatına, sanki bunları hiç yaşamamışsın gibi devam etmeni istediklerinde, canından bir parça olan, bulut dünyanı bırakıp gittiğin oluyor mu?
Benim oluyor, bu sıralar pek sık oluyor… (:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
